"Rekabet", liberal ekonomilerin en önemli kavramlarından biridir. Fakat rekabet her zaman istenildiği gibi işlemez ve bir takım önlemler almayı gerektirir. Devlet, rekabetin kötüye kullanmasını önler, haksız rekabeti engelleyici bazı önlemler alır. Haksız rekabet, anayasal bir hak olan rekabet hakkını kötüye kullanmayı engellemek için hüküm altına alınmış kurallardan ibarettir. Haksız rekabete ilişkin kuralların amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.

Haksız Rekabet Kavramı

Haksız rekabet; iktisadi rekabetin, dürüstlük kurallarına aykırı olan davranış ve başkaca suretlerle her türlü kötüye kullanılması olarak tanımlanabilir. Ülkemizde haksız rekabet 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54-63. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Haksız rekabet, TTK'nın 54. maddesinde; "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar" olarak tanımlanmış ve hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

Haksız Rekabetin Unsurları

Haksız rekabetin oluşması için iki temel unsur aranır:

  • Rekabet ilişkisi (Ekonomik rekabetin varlığı): Haksız rekabetin varlığı için aranan ilk unsur, ekonomik rekabet etme haklarının var olmasıdır. Kişilerin piyasada serbestçe ticari ve ekonomik faaliyette bulunabilmesi gerekmektedir.
  • Dürüstlük kurallarına aykırılık: TTK m. 54/I'e göre, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rekabet hakkı da sınırsız değildir; dürüstlük ve güven kuralına uygun olarak kullanılmalıdır.

TTK 55. Maddede Sayılan Başlıca Haksız Rekabet Halleri

Kanun koyucu haksız rekabet kapsamındaki dürüstlük kuralına aykırı davranışları ve ticari uygulamaları ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Başlıca haller şunlardır:

  • Başkalarının mallarını, fiyatlarını veya faaliyetlerini yanlış, yanıltıcı açıklamalarla kötülemek.
  • Kendi işletmesi hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak.
  • Rakibin tanınmışlığından yararlanan karşılaştırmalı reklamlar yapmak.
  • Seçilmiş bazı malları birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunarak müşterileri yanıltmak.
  • Saldırgan satış yöntemleriyle müşterilerin karar verme özgürlüğünü kısıtlamak.
  • Taksitli satış ve tüketici kredilerinde eksik veya yanlış bilgi içeren sözleşmeler kullanmak.
  • İşletmelerin üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek.
Yeni TTK'da sınırlı sayı prensibi terk edilmiştir: sayılan haller dışında da haksız rekabet hali oluşabilir.

Haksız Rekabet Davası

Haksız rekabet davası, haksız rekabet oluşturan fiiller sebebiyle zarar gören veya zarar tehlikesine uğrayan bir işletmenin söz konusu fiilleri gerçekleştiren kişiye karşı açacağı bir tazminat davası olarak tanımlanabilir. Dava açabilmenin ilk koşulu, bir zararın veya zarar tehlikesinin varlığıdır.

Haksız rekabet davasında dava hakkının kullanılması için ihlali öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl, her halde 3 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür.

Fiyatlandırmada Haksız Rekabet

Aşırı fiyatlama rekabet hukuku kapsamında tartışmalı bir konudur. Aynı mahiyet ve standartlardaki ürünler için piyasa ortalamasının çok üzerinde belirlenen fiyat "aşırı fiyat" olarak nitelendirilmektedir.

Tek başına bir mal veya hizmetin fiyatının yüksek olması kural olarak haksız rekabet teşkil etmez; zira serbest piyasa ekonomisinde işletmeler fiyatı serbestçe tayin edebilir. Maliyetlerin yüksekliği, talep artışı veya yüksek kâr beklentisi gibi muhtelif sebepler fiyatın yüksek belirlenmesinin meşru gerekçesi olabilir.

Ancak TTK 55. maddesinin 1/a bendinde yer alan hükümler çerçevesinde fiyatlandırma alanında başlıca haksız rekabet halleri şunlardır:

  • Başkalarının fiyatlarını yanıltıcı açıklamalarla kötülemek.
  • Seçilmiş malları birden fazla kez tedarik fiyatının altında satışa sunarak müşteriyi rakibin yeteneği hakkında yanıltmak.
  • Taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmelerinde fiyat, ödeme şartları ve toplam maliyete ilişkin eksik veya yanlış bilgi vermek.

TTK 55. maddede sayılanlar tahdidi değildir (numerus clausus ilkesi uygulanmaz). Dolayısıyla fiyatlandırmada dürüstlük kuralına aykırı her eylem, TTK 54. maddesindeki genel hüküm çerçevesinde haksız rekabet kapsamında değerlendirilebilir.

Sonuç

Yeni Türk Ticaret Kanunu ile haksız rekabete ilişkin hükümlerde köklü değişikliklere gidilmiştir. Düzenleme, sadece rakipler yerine "katılanlar" demek suretiyle kapsamı genişletmiş; fiyatlandırma uygulamalarındaki ihlalleri de açıkça kapsam altına almıştır. Haksız rekabet uyuşmazlıklarında hem cezai hem hukuki yaptırım yolları açık olup, bu alanda uzman hukuki danışmanlık büyük önem taşımaktadır.

Haksız Rekabet Uyuşmazlığında Destek

Rakiplerinizin haksız fiyat uygulamalarından veya dürüstlük kuralına aykırı ticari davranışlarından zarar görüyorsanız hukuki destek için bize ulaşın.

Görüşme Talep Et